Saat 23.37, Derleyici Hatası
Saat yirmi üç otuz yediydi ve hata ayıklama ekranındaki kırmızı satır, gözlerimin önünde bulanıklaşıyordu. Yarın teslim edilmesi gereken bir modül var; ben ise üç yıldır kapanmamış bir sekmenin içindeyim. Stajda bir…
Kimseye söyleyemediklerini burada, rumuzunun arkasında söyle.
Saat yirmi üç otuz yediydi ve hata ayıklama ekranındaki kırmızı satır, gözlerimin önünde bulanıklaşıyordu. Yarın teslim edilmesi gereken bir modül var; ben ise üç yıldır kapanmamış bir sekmenin içindeyim. Stajda bir…
23 Ekim 2026, Cuma, saat 08:06. Kayıt altına alıyorum çünkü dün akşam olan şeyi sabaha kadar tekrar tekrar izledim kafamın içinde, her seferinde farklı bir versiyonunu montajlayıp en acımasızını seçtim, ve sanırım artık…
Gece 01.51, Ekim ortası ama Adana yine sıcak, pencereyi kapatamıyorum, içimde ise kapanmayan bir kapı gibi bir şey var. Bugün bir daire gösterdim. İkinci kata çıktık, müşteri balkona çıktı ve "işte bu manzara" dedi. Ben…
Cumartesi akşamı, ofiste son seansı bitirmiş, koltuğun kolçağındaki çayı soğumaya bırakmıştım; camdaki yansımam bana, yirmi yıl önce bir koridorda sırtını duvara verip bekleyen kızı hatırlattı, o kız da benim, hayır…
Sana, Bu gece yine bir kelimenin karşılığını bulamadım. İngilizce bir cümlede durdum, 'belonging' diyordu, ait olma. Türkçede tam karşılığı yok, biliyorsun. Ben de yok artık. Dört yıl boyunca senin dilinde konuşmaya…
Sabah 07.40'ta, Bostanlı vapurunda, telefonumun takvimine bir daha bakmamaya yemin etmiştim ki bugün tam o günü, yani davetiyesinin basıldığı ama hiç gönderilemeyen günü gösterdi; ne yaman tesadüf, takvim de onun…
13 Ekim 2026, Salı, 20.51. Ofisten yeni çıktım, masamdaki son dosyayı kapattım ama aklımdaki hesap kapanmıyor. Dört yıl önce bir Boğaz hattında, ikisi de ters yöne kaçarken çarpmıştık birbirimizi. Ben vapura, o karşı…
Saat 00.12, hava on iki derece, rüzgâr denizden esiyor ve saçlarımı üçe katlayıp başıma topuz yapıyorum çünkü artık saçma sapan şeylere enerji harcamak istemiyorum. Vardiyadan yeni çıktım, ellerimde hâlâ kumaş kokusu…
Sevgili defter, bu akşamki hâlimi bir fotoğraf terimiyle anlatmam gerekirse: netlik. Yıllarca flu gördüğüm bir şeyi, kırk yaşında, Elazığ'ın serin bir ekim akşamında, stüdyonun kepenklerini indirirken sonunda net…
sabah 01.29 Otobüsün arka koltuğunda cam kenarındayım yine. Vardiyadan yeni çıktım, kulaklığı takmayı unutmuşum, o yüzden şehir bütün sesiyle üstüme geliyor: motorun homurtusu, öndeki adamın telefon zili, bir ara…
Saat 22:55. Perşembe akşamları hep böyle geç başlar içimdeki sesler; sanki günün bütün gürültüsü çekilince kalan tek şey ben oluyorum. Dışarıda Hatay'ın ekim yağmurları yeni dindi, camdan gelen o ıslak toprak kokusu…
Akşam on bir buçuk, mutfakta yalnızca aspir yağının üstündeki küçük ışık yanıyor. Ekim'in ilk Pazartesi'si... Gaziantep'te akşamlar serinledi, balkon kapısını kapatmadan önce bir süre dışarıda durdum, avludaki…
Saat on bir, camda hafif bir yağmur var. Ekim yağmuru, yazınkilerden farklı; daha yavaş düşüyor, sanki acele etmesi gereken bir yeri yok. Kütüphanenin üçüncü katındayım, her zamanki pencere kenarında. Kaloriferler yeni…
Kapanış saati, 21.10. Tezgâhı topladım, kepenkleri yarıya kadar indirdim, sonra durdum. Camda bir kadın duruyordu, önlüğü hâlâ boynunda, saçları dağılmış. Bir saniye onu tanıyamadım. Üç yıl oldu mu, olmadı mı bilemedim…
03:34. Daha kar yağmadı ama hava öyle bir duruş aldı ki, sanki şehir nefesini tutuyor. Ben de tutuyorum. Alışkanlık işte; tezgâhtarın elleri boş kalınca aklı doluyor. Eylül'ün sonuna geldik, ben hâlâ lise son sınıfın…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar